İçeriğe geç

Konu arşivi

Kategori: Depresyon ve Duygudurum

Depresyon ve Duygudurum

Doğum Sonrası Depresyon Sadece “Hüzün” müdür?

Doğum sonrası depresyon, birkaç günde tepe yapıp iki haftada geçen lohusalık hüznüyle aynı şey değildir: tedavi edilebilir bir tablodur ve babalarda da görülür. Yaygınlık sayılarının çoğu tanı değil tarama puanıdır; istenmeyen zarar düşünceleri tek başına acil değildir ve emzirmek tedaviye engel değildir.

8 dk okumaDinle
Depresyon ve Duygudurum

Melankoli Şiirsel Bir Hüzün müdür?

Melankoli kültürde estetize edilmiş bir hüznü, klinikte ise bir depresif dönemi niteleyen belirli bir örüntüyü adlandırıyor; kelimenin şiirselliği kaldı, tarif ettiği tablo hiçbir zaman şiirsel olmadı ve bu tablo bir mizaç değil, gecikmeden hekime götürülmesi gereken bir durumdur.

7 dk okumaDinle
Depresyon ve Duygudurum

Elektrokonvülsif Tedavi (EKT) Bir Ceza mıdır?

Elektrokonvülsif tedaviye duyulan korkunun kaynağı büyük ölçüde bir film sahnesidir; bugünkü uygulama anestezi ve kas gevşetici altında yapılır ve belirli ağır tablolarda etkisi tekrar tekrar gösterilmiştir, ama bellek üzerindeki etkisi de gerçektir ve geriye dönük kişisel anılarda kalıcı olabilmektedir.

8 dk okumaDinle
Depresyon ve Duygudurum

Gülümseyen Depresyon: İyi Görünen Herkes İyi midir?

"Gülümseyen depresyon" bir tanı adı değildir; ama işlevini sürdüren kişide tablonun gözden kaçmasının kendine özgü bir nedeni vardır: belirtilerin görünmemesi değil, iyilik kanıtlarının bolluğu — ve o kanıtlar sahici olduğu için yanlış olan kanıt değil, onlardan çıkardığımız sonuçtur.

7 dk okumaDinle
Depresyon ve Duygudurum

Yaşlılıkta Depresyon Yaşın Doğal Bir Parçası mıdır?

"Bu yaşta herkes böyle" cümlesi bir gözlem gibi görünür ama aslında bir karardır: değerlendirme yapılmaması kararı. İleri yaşta depresyon üzüntü olarak değil, bedensel yakınmalar, isteksizlik ve unutkanlık olarak gelebilir; tablo yaşa yazıldığında tedavi edilebilir bir durum gözden kaçar.

6 dk okumaDinle
Depresyon ve Duygudurum

Yas Gerçekten “Beş Aşama” mıdır?

"Hangi aşamadasın?" sorusunun cevabı yok — beş aşama, ölmekte olan hastalarla görüşmelerden çıkmıştı, yas tutanlarda sınanmamıştı. Kuramı sınayan çalışmada kabullenme ölçümün başından itibaren en yüksek tepkiydi; en baskın olumsuz gösterge, popüler listede olmayan özlemdi. Ortalamanın sırası bireyin yolunu gösterir mi?

11 dk okumaDinle
Depresyon ve Duygudurum

Antidepresanlar Kişiliği Değiştirir mi?

Tedavi sırasında nevrotiklik puanları düşebiliyor, dışadönüklük puanları artabiliyor; ne kadarının ilaca, ne kadarının depresyonun düzelmesine ait olduğu ise çözülmüş değil ve puan düşüşü kimliğin silinmesi değil. Duygusal körelme gerçek bir deneyim: kendi başına bırakmayı değil, hekimle konuşmayı gerektirir.

11 dk okumaDinle
Depresyon ve Duygudurum

Erkeklerde Depresyon Neden Fark Edilmez?

Depresyon kadınlarda daha sık görülürken intihar nedeniyle ölüm erkeklerde daha yüksek. Bu yazı, erkeklerde depresyonun neden kimi zaman gözden kaçabildiğini, alkol ya da risk alma gibi görünümlerin nasıl atlanabileceğini, cinsiyet farkının neden yalnızca bununla açıklanamayacağını ve yakınlara düşeni anlatıyor.

7 dk okumaDinle
Depresyon ve Duygudurum

Distimi: Yıllardır Süren “Hafif” Mutsuzluk Nedir?

Distimi "hafif" diye anlatıldığı için önemsiz değil; uzun sürdüğü için yükü hafife alınamayacak bir tablodur. Kişiyi bir anda yere sermeyebilir ama yıllar içinde enerjisini, beklentisini ve hayattan aldığı tadı azaltabilir. Neden gözden kaçabildiğini, kişilikle nasıl karıştırıldığını ve değişebileceğini ele alıyoruz.

6 dk okumaDinle
Depresyon ve Duygudurum

Bipolar Bozukluk “Ani Ruh Hali Değişimi” midir?

Bipolar bozukluk, gün içinde inip çıkan bir keyif meselesi değildir; uyku, enerji, düşünce ve davranışın birkaçını birden etkileyen, günler ve haftalar süren dönemlerle tanımlanır. Bu yazıda mani ve hipomaninin neye benzediğini, tanının neden gecikebildiğini ve bu karışıklığın zararlarını ele alıyoruz.

7 dk okumaDinle
Depresyon ve Duygudurum

Depresyon “Kimyasal Dengesizlik” midir?

Depresyon basitçe düşük serotoninden kaynaklanan bir “kimyasal dengesizlik” değildir; bu hipotez desteklenmiyor. Bu, antidepresanların işe yaramadığı anlamına gelmez: mekanizma ile etkililik ayrı sorulardır. Biyolojik açıklamalar başkalarının suçlamasını azaltabilir ama iyileşmeye dair kötümserliği artırabilir.

6 dk okumaDinle