İçeriğe geç
Terapi ve Yaklaşımlar

Şema Terapi Nedir, Kimler İçin Uygundur?

"Neden hep aynı yere geliyorum?" sorusunu ciddiye alan bir yaklaşım: on sekiz şema, modlar ve sınırlı yeniden ebeveynlik. Kanıt kişilik bozukluklarında güçlü ama üstünlüğü küçük-orta düzeyde; işe yaradığını biliyoruz, neden işe yaradığını tam bilmiyoruz. Kimler için uygun, kimler için değil?

Video

Bu konuyu izle

Video transkriptini göster

Bu derinlemesine incelemeye hoş geldiniz. Bugün hayatımızda sürekli tekrarlayan o kör düğümleri çözen şema terapiye yakından bakıyoruz. Neden hep aynı şey başıma geliyor? Bu ağır hayal kırıklığını yaşıyorsanız inanın yalnız değilsiniz. Gelin hemen derinlere dalalım. Bölüm 1. Kılık değiştiren sorunlar. Bazen dertler çözülmez sadece yüz değiştirir. Yeni patronda o tanıdık hayal kırıklığını yaşamak gibi. Klasik terapilerin tıkandığı o ömürlük döngüleri kırmak var ya işte şema terapi. 90'larda tam da Bunun için geliştirildi. Bölüm 2. Şemalar ve modlar. Şimdi işin asıl ilginç kısmına yani bu bitmek bilmeyen döngülerin arka planına geçelim. Şema basit bir düşünce değil. Çocukluk anıları, bedensel hisler ve inançlarla yoğrulmuş, içimize işlemiş köklü bir beklentidir. Güvenli bağlanma gibi beş temel çocukluk ihtiyacımız karşılanmadığında içimizde bu şemaları yani o kalıcı duygusal boşlukları yaratıyoruz. Üç tepki veririz. Teslim olma, kaçınma veya aşırı telafi. Bunlar anı kurtarsa da maalesef uzun vadede şemayı besliyor. Yani kritik nokta şu: Şema içimizdeki o kalıcı eğilimken mod bu eğilimin şu anki canlı ve aktif halidir. Bu karmaşık zihin ekosisteminde amaç net. İçimizdeki diğer tüm modlara hakemlik yapacak o sağlıklı yetişkin tarafımızı güçlendirmek. Bölüm 3. Terapide neler oluyor? Peki klinik kısımda işler nasıl yürüyor? Terapi odasında gerçekte neler deneyimliyoruz? Ona bakalım. Burada sadece dert anlatmak yok. İmgeleme ve boş sandalye teknikleriyle o zehirli döngüyü seansın ortasında yeniden canlandırıp değiştiriyorsunuz. Buna sınırlı yeniden ebeveynlik diyoruz. Terapist bir yandan o eksik sıcaklığı sunarken diğer yandan sizi şefkat ve gerçeklerle yüzleştirir. Bölüm 4. Kimler için uygun? Gelin bu güçlü yöntemin kimlerde hangi durumlarda gerçekten en iyi sonucu verdiğine bakalım. Şema terapi rastgele çıkmış bir şey değil. 2006'dan günümüze uzanan uluslararası araştırmalarla kanıtlanmış çok sağlam bir geçmişi var. Kişilik bozuklukları gibi derin vakalarda harika çalışırken panik atak veya basit depresyon gibi durumlar için ilk tercih kesinlikle değil. Bölüm 5. Dürüstlük payı. Şimdi biraz gerçekçi olalım ve bu yöntemin bazı bilimsel sınırlarını tamamen tarafsızca masaya yatıralım. Terapinin işe yaradığı kesin kanıtlı ama iyileşmeyi tam olarak hangi mekanizmanın sağladığı bilim dünyasında hala tatlı bir tartışma konusu. Çok önemli bir nokta. İnternetteki o şema testleri tanı aracı olamaz. Sadece test sonucunuzu bilmek inanın hiçbir şey değiştirmiyor. Lütfen kendi kendinize tanı koymayın. Şematerapi evde tek başınıza yapabileceğiniz bir şey değil. Mutlaka uzman eşliğinde yürütülmesi gerekiyor. Peki o çocuklukta kurulan kalıp sizin kalıcı kaderiniz mi? Kesinlikle hayır. O döngüleri kırmak ve özgürleşmek tamamen sizin elinizde.

Bu video, yazının içeriği temel alınarak yapay zekâ ile oluşturulmuş ve yayımlanmadan önce editoryal olarak gözden geçirilmiştir. Ayrıntılar için Yapay Zekâ Kullanım Politikası sayfasını inceleyin.

Bazı sorunlar çözülür. Bazıları ise kılık değiştirerek geri gelir.

Kişi işini değiştirir, aynı hayal kırıklığını yeni patronda bulur. İlişkisini bitirir, bir sonrakinde aynı yalnızlığı hisseder. Her seferinde koşullar farklıdır, ama varılan yer aynıdır. Ve genellikle şu cümleyle özetlenir: “Neden hep aynı şey başıma geliyor?”

Şema terapi, tam bu soruya cevap vermek için kurulmuş bir yaklaşım. 1990’larda Jeffrey Young tarafından geliştirildi ve çıkış noktası pratikti: bilişsel davranışçı terapi pek çok sorunda iyi sonuç veriyordu, ama bir grup hastada yetmiyordu. Yetmediği yer, sorunun tek bir dönem değil, bir ömür boyu tekrarlayan bir örüntü olduğu durumlardı.

Şema, “olumsuz düşünce” değildir

Şema kelimesi burada gündelik anlamından geniş. Bir şema yalnızca bir düşünce değil; anılardan, duygulardan, bedensel duyumlardan ve inançlardan oluşan bir tema. Çocuklukta kurulur, hayat boyu üzerine eklenir ve kişinin kendisi ile ilişkileri hakkındadır.

Young on sekiz şema tanımladı ve bunları beş alanda topladı. Alanların her biri, çocuklukta karşılanmamış bir temel ihtiyaca karşılık gelir: güvenli bağlanma, özerklik, gerçekçi sınırlar, ihtiyaçlarını ifade edebilme ve kendiliğindenlik. Örneğin duygusal olarak yoksun bırakılmış bir çocuk, yetişkinlikte “kimse benim ihtiyaçlarımı gerçekten karşılamaz” temasını taşıyabilir — üstelik bunu bir düşünce olarak değil, bir beklenti hissi olarak taşır.

Burada bir uyarı gerekir: şema terapi çocukluğu kader saymaz. bkz. “Erken Çocukluk Kaderi Belirler mi?” Modelin iddiası, geçmişin bugünü belirlediği değil; erken kurulan bir örüntünün, fark edilmediği sürece kendini tekrar tekrar üretmeye eğilimli olduğudur.

Örüntünün kendini üretme yolu da tarif edilmiş. Kişi şemaya ya teslim olur (onu doğrularcasına yaşar), ya ondan kaçınır (tetikleyen her durumdan uzak durur), ya da ona aşırı telafi eder (tam tersini abartarak yapar). Üçü de kısa vadede işe yarar; üçü de uzun vadede şemayı besler.

Modlar: aynı kişinin farklı hâlleri

Modelin ikinci kavramı, klinik pratikte belki daha çok kullanılıyor: mod. Şema kalıcı bir eğilimse, mod o eğilimin o anki hâli.

Alanyazın yirmi kadar mod tanımlıyor ve bunları dört öbekte topluyor: çocuk modları (incinmiş, öfkeli, dürtüsel), işlevsiz baş etme modları (kopuk koruyucu, aşırı telafi eden), işlevsiz ebeveyn modları (cezalandırıcı ya da talepkâr iç ses) ve sağlıklı yetişkin modu.

Bu kavramın pratikteki faydası şu: kişi kendini bütünüyle “böyle biri” olarak görmekten çıkar. Bir tartışmada bağıran kişi “öfkeli bir insan” değil, o anda öfkeli çocuk modundadır. Terapinin hedefi de bu dille tanımlanır: sağlıklı yetişkin modunu güçlendirmek — yani kişinin kendi iç seslerine hakem olabilmesi.

Terapide ne oluyor?

Şema terapi bilişsel davranışçı terapiden doğdu ve onun araçlarını kullanmayı sürdürüyor; ama üzerine iki şey ekliyor.

Birincisi yaşantısal çalışma. Sadece konuşmak yerine imgeleme, boş sandalye ve rol çalışmaları kullanılır. Amaç, örüntüyü anlatmak değil, seansın içinde canlandırmak ve orada değiştirmek.

İkincisi, yaklaşımın en ayırt edici ve en çok yanlış anlaşılan yanı: sınırlı yeniden ebeveynlik. Terapist, mesleki sınırlar içinde kalarak, kişinin çocuklukta bulamadığı şeyi ilişkinin içinde sunar: tutarlılık, sıcaklık, ciddiye alınma. “Sınırlı” kelimesi burada kritik. Bu ne arkadaşlıktır ne de sınırsız erişim; planlı, denetlenen ve kuramsal olarak tanımlanmış bir tutumdur. Terapistin yumuşaklığı kadar, gerektiğinde empatik yüzleştirme yapması da modelin parçası.

Kimler için uygun?

Burada net olmak gerekiyor, çünkü şema terapi son yıllarda neredeyse her derde çare gibi anlatılıyor. Kanıtın gerçekten güçlü olduğu yer belli: kişilik bozuklukları, özellikle sınırda kişilik bozukluğu. bkz. “Kişilik Bozuklukları Nedir, Nasıl Anlaşılır?”

2006’da Hollanda’da yapılan ve şema terapiyi başka bir uzun süreli terapiyle karşılaştıran üç yıllık deneme, alanın dönüm noktası sayılır. 2014’te çok merkezli bir deneme, şema terapinin çeşitli kişilik bozukluklarında olağan tedaviden ve karşılaştırma terapisinden üstün olduğunu gösterdi. 2022’de altı ülkede yürütülen uluslararası bir deneme ise grup ve bireysel biçimleri karşılaştırdı; en iyi sonucu bireysel ve grup çalışmasının birleşimi verdi.

Ama ölçünün abartılmaması lazım. On altı çalışmayı birleştiren bir meta-analiz, şema terapinin etkin karşılaştırma terapilerine göre üstünlüğünü küçük-orta düzeyde buluyor. Yani “diğerlerinden çok daha iyi” değil, “işe yarayanlardan biri ve zor hasta grubunda işe yarıyor”.

Uygun olmadığı yerler de var. Tek ve belirgin bir sorun için — örneğin panik atak, özgül fobi, karmaşık olmayan bir depresyon dönemi — daha kısa ve daha hedefli yaklaşımlarla başlamak makul. bkz. “Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) Nedir?” Şema terapi uzun bir iştir; kişilik bozukluğu çalışmalarında süre çoğu zaman bir buçuk ile üç yıl arasında değişir. bkz. “Terapi Ne Kadar Sürer, Ne Zaman İşe Yarar?”

Dürüstlük payı

İyi bir tanıtım yazısı, yaklaşımın zayıf yerini de söyler.

Şema terapinin işe yaradığına dair kanıt, neden işe yaradığına dair kanıttan daha güçlü. Modelin iddiası, iyileşmenin şemaların değişmesiyle olduğu; ama bu mekanizmayı destekleyen çalışmaların kalitesi düşük bulunuyor. Terapinin sonuç verdiğini biliyoruz; sonucu tam olarak neyin ürettiğini bilmiyoruz. Bu, yaklaşımı geçersiz kılmaz — psikoterapide sık karşılaşılan bir durumdur.

İkinci uyarı daha pratik: internette dolaşan şema testleri tanı aracı değildir. Bir ölçekte yüksek puan almak “bende terk edilme şeması var” demek değil, “bu konuda konuşulacak bir şey olabilir” demektir. Ve şemasını öğrenmek, tek başına, hiçbir şeyi değiştirmiyor. Model zaten bunu söylüyor: örüntü bilgiyle değil, yaşantıyla değişiyor.

Sonuç

Şema terapi, “neden hep aynı yere geliyorum?” sorusunu ciddiye alan bir yaklaşım. Sorunu tek tek belirtilerde değil, belirtileri üreten örüntüde arıyor; ve o örüntüyü konuşarak değil, terapinin içinde yeniden yaşayarak değiştirmeyi hedefliyor.

Herkes için ilk seçenek değil. Uzun, yoğun ve eğitimli bir terapist gerektiriyor. Ama yıllardır süren, ilişkiden ilişkiye taşınan ve “karakterim böyle” diye kapatılmış örüntüler söz konusuysa, hakkında en çok veri biriken yaklaşımlardan biri. bkz. “Terapist Nasıl Seçilir?”

Ve modelin en umut verici cümlesi de aslında en sade olanı: bir örüntünün erken kurulmuş olması, kalıcı olduğu anlamına gelmiyor.


Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı, değerlendirme ya da tedavi önerisi yerine geçmez ve bir kendini değerlendirme aracı olarak kullanılamaz. Metinde geçen şema ve mod adları klinik kavramlardır; internette dolaşan şema testleri tanı koymaz ve sonuçları bir uzman değerlendirmesinin yerini tutmaz. Kişilik bozukluğu tanısı yalnızca yetkili bir ruh sağlığı uzmanı tarafından, ayrıntılı bir değerlendirme sonucunda konulabilir; kendinize ya da bir yakınınıza bu yazıya bakarak tanı koymayın. Şema terapi eğitimli ve süpervizyon almış terapistlerce yürütülen yapılandırılmış bir yaklaşımdır; kitap ya da video üzerinden kendi kendine uygulanacak bir yöntem değildir. Hangi terapi yaklaşımının size uygun olduğu; sorununuzun türüne, süresine ve şiddetine göre değişir — bu kararı bir uzmanla birlikte verin. Süregiden çökkünlük, kendine zarar verme düşüncesi ya da belirgin işlev kaybı varsa değerlendirmeyi ertelemeyin.

İleri okuma / kavramsal kaynaklar: Jeffrey Young’ın 1990’larda kişilik sorunlarına yönelik olarak geliştirdiği şema odaklı yaklaşım ile Young, Janet Klosko ve Marjorie Weishaar’ın uygulayıcı el kitabı; on sekiz erken dönem uyumsuz şema ve bunların beş alanda toplanması, ayrıca sonraki faktör analizi çalışmalarının dört alanlı bir yapıyı desteklemesi; teslim olma, kaçınma ve aşırı telafi biçimindeki baş etme tarzları; şema modu kavramı ve modların çocuk, işlevsiz baş etme, işlevsiz ebeveyn ile sağlıklı yetişkin öbeklerinde toplanması; Josephine Giesen-Bloo ve arkadaşlarının 2006’da yayımlanan, şema terapiyi aktarım odaklı psikoterapiyle karşılaştıran üç yıllık denemesi; Joan Farrell ve arkadaşlarının grup biçimine ilişkin denemesi; Lotte Bamelis, Silvia Evers, Philip Spinhoven ve Arnoud Arntz’ın çeşitli kişilik bozukluklarında yürüttüğü çok merkezli deneme; Arntz ve arkadaşlarının 2022’de JAMA Psychiatry’de yayımlanan, grup ile bireysel-grup birleşimini karşılaştıran uluslararası denemesi; şema terapinin etkin karşılaştırma koşullarına üstünlüğünü küçük-orta düzeyde bulan meta-analiz bulguları; ve şema değişiminin bir değişim mekanizması olarak kanıt kalitesini düşük bulan gözden geçirme çalışmaları.

Bir soru sor veya yorum bırak

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Yorumlar onaylandıktan sonra görünür.